ISSEVENLER

Daisypath Anniversary tickers Lilypie Fourth Birthday tickers

Salı, Eylül 01, 2009

Kayramız 10 aylık

Herşey o kadar hızlı değişiyor ki inanamıyorum valla. Bodruma gitmeden önce Kayrayı salona serdiğim battaniye üstüne oturtup kendi işlerimi yapıyordum evde. Ankara’ya geldik herşey değişti tabi. Bir yerde sabit durmuyor hatun. Emekliyor her yere. açık dolap kapağı görsün atağa geçiyor resmen; koştur koştur geliyor yanına; dolabın içinde ne var ne yoksa hepsi yere indiriliyor.
Elimden geldiğince taş olan yerlere (mutfak,antre ve giriş) örtüler serdim; bir nebze de olsa soğuk gelmesin diye ama pek bi işe yaramıyor.Özelikle halının üstünde değil de neresi taş,parke oralara gidip oturuyor bızdık. Sadece emeklese gene kolay da her yere tutunup ayağa kalkıyor bir de. Kapılara,raflara,masa,sandalye,koltuk ne bulursa tutunup ayağa kalkıyor. Dengeyi sağlayamayıp düşüyor arada,geri oturmaya çalışırken kafayı bir yere vuruyor,sonra da deli gibi ağlıyor. Sıralamaya da başladı. Koltuğun bir ucuna bir oyuncağını diğer ucuna başka bir oyuncağını koyuyorum gidiyor alıyor ikisini de. Deniz teyzesi ve Tuncay amcası,Kayraya “yürüme arkadaşı” almışlar sağolsunlar.Önce itecek,biraz daha sonra da bisiklet gibi üstüne binecekmiş bızdık. Bakalım ne zaman:)


Bodrum’dan döner dönmez doktora kontrole gittik. Kayranın kilosunu fazla buldu doktorumuz. Baştan beri böyleydi; böyle devam ederse hep böyle gider dedi:( Boyu da ayına göre olması gerekenden kısa çıkıyor hep. Hani benden de selvi gibi kız çıkmasını beklemiyorum zaten de kilosu normalden fazla olduğu için daha kısa duruyor dedi doktorumuz. Emmenin azaltılması gerektiğini de söyledi. Beli bir saatte yatırın yatağına,kendi kendine uykuya dalmayı öğrensin dedi. Gece de hala 2 saatte bir emzirdiğimi duyunca siz ne yapıyorsunuz gece emzirmelerini kesin,böyle alışırsa 2-3 yaşına kadar böyle gider,acıktığından değil,sırf sizi,memeyi istediği için kalkıyor dedi. Nasıl yapacağız peki dedik; bırakacaksınız ağlayacak dedi. Ağlaya ağlaya uyuyakalacak; Her geçen gün daha az ağlayacak dedi. O kadar kolay ki böyle söyleyince; uygulamak bir kadar zor ama. Bir uyku rutini oluşturun dedi doktorumuz. Her akşam banyosunu yaptırıp,yıkayıp yağlıyoruz kızı. Sonra da gece tahılını yediriyoruz.Müziğini açıyoruz. kızı da yatağına yatırıp bekliyoruz. İlk akşam 45 dakika kesintisiz ağladı. İçim gitti,ağlamasını duymamak için televizyonun sesini açıyorum, kafamı yastıklara gömüyorum yine duyuluyor,yine duyuluyor:( 9.5 ay boyunca her gık dediğinde memeyi ağzında bulan kızımız için ne kadar zor olduysa benim de dayanmam o kadar zor oluyor. Allahtan babası bana göre dayanıklı ve kendine göre de bir disiplin anlayışı var da az biraz ilerleme kaydedebildik 1 haftada. Gerçekten de her geçen gün daha az ağlıyor,ama ağlıyor sonuçta:( pışpışlamaya babası kalkıyor ama ben de uyanıyorum ve uykuya dalana kadar bekliyorum tabi; odasına gitmemek için de kendimi zor tutuyorum. Arada dayanamıyor kapıdan bakıyorum; Hakan beni kovuyor resmen.Kayra da ben de alışacağız inşallah.

O kadar ağlamaya sesi kısıldı bir de:( 3 gün boyunca yavru kedi gibi ses çıkardı. Ağlamasına zor dayanıyorduk; sesi kısıkken ağlaması daha dayanılmazdı:(

Çok komik uyuyor artık yüzüstü yatıyor çoğunlukla. Bazen de yan yatıyor koca adam gibi. park yatağı “oyun parkı” haline getirdik zaten. İçinde 5 dakikadan fazla kalmıyor orası ayrı.


Gündüz uykuları azaldı. Eskiden 2 saatte bir yarım saatlik de olsa uyuyordu; artık öğle öncesi ve öğle sonrası 2 kez olmak üzere 30’ar dak uyuyor hatun. Uyumamak için direniyor çünkü. Bodrumda da salıncakta uyumaya alıştı tabi sallana sallana. Şimdi gündüzleri uyutmakta zorlanıyoum. Dışarı çıkıp da pusetle sitede bir tur atınca bir bakıyorum uyumuş hatun. Eve dönüyorum;uyanır diye pusetten bile çıkartmıyorum; uyuyana kadar –arada gak guk yapınca gidip ileri geri sürüyorum puseti- içinde yatıyor. Bir saat belirleyip her gün o saatte yatağına bırakıp uyusun diye alıştırmak lazım aslında da önce bir geceleri halledelim hem gündüz hem gece ağlatamam kızımı.

Geldiğimizin ilk haftasında hemen gidip “oyun parkı çiti” aldık gardiş ve umutla birlikte. Amacımız salondaki televizyonu ,bligisayarı,dvd ve musıc player ları Kayra’dan uzak tutmaktı. Devamlı televizyona gidiyor,ellemeye çalışıyordu ekranı. Dedik böyle olmayacak,burayı bir şekilde koruma altına almamız lazım. Aslında daha az renkli bi çit vardı kafamızda ama amacımıza uygun değildi;o yüzden renkli bir çit almak zorunda aldık. Böylece Kayra sayesinde salonumuza renk gelmiş oldu:) Bir de her kapıya,dolap kapağına kilit taktık. Kayra yüzünden evin çehresi değişti valla:)



Alt değiştirme işi başlı başına bir iş oldu artık. Tek başına değiştirmek resmen zorlaştı bazen sırf hakanı bekliyorum eve gelsin de beraber değiştirelim diye. Çünkü en azından bir kişinin kızı o esnada oyalaması şart. Eline ilgisini çeken bazı şeyler vermek gerekiyor aksi takdirde altı temizlenmemiş ve hala açık halde bir anda yüzüstü dönüp emekleyerek gitmeye kalkıyor hatun.Altını değiştirecekken nasıl bezi,mendili,pişik kremini alıyorsam aynı şekilde telefon,kumanda vs gibi ilgisini çeken eşyaları da yanımda bulunduruyorum.

Bir de diş fırçalama seansımız var; o da zor oluyor tabi.Verdiğimiz demir damlası dişlerde leke bırakabiliyormuş,doktorumuz damlayı verdikten sonra temizleyin dişlerini dedi. Bebeklerin ilk dişleri için özel bir diş macunu ve fırçası aldık ama ağzını açmıyor ki hatun. Ağlarken parmağımı sokup alt üst temizlemeye çalışıyorum dişlerini.

Ramazanda da gezmelerimiz devam etti. Bir haftasonunu gardiş ve umutla geçirdik. KC göksu da yemek yiyip cepa ve e-bebek gezmelerizi yaptık beraber.sonra da balgat ta ev yemekleri yapan bir yerde iftar yaptık.



Bir iftarı da annemlerle ve Süer çiftiyle birlikte Kanatçı’da yaptık. Bir akşam da Tugay&Lena çifti gedi bize. Artık günleri sayıyoruz beraber. Kızıma arkadaş geliyor:)

Seçil&Murat çiftinin oğulları Emre’nin diş buğdayına gittik geçen hafta. Kreş gibiydi ev; her yaştan çcuk vardı nerdeyse. Kayra kalabalığı hiç yadırgamadı. Salonun ortasına oturtup önüne de Emre’nin oyuncaklarından verdim; kendi kendine oynadı:)

Geçen haftasonu kızı gezdirdik yine alışveriş merkezlerinde. Oyuncaklara bindirdik;korkar zannettim,aksine eğlendi bayağı,güldü falan.

Hiç yorum yok: