Selim, evi ve dekorasyonu çok beğendi. Hele yediği tatlı ve börekleri öve öve bitiremedi.Yapa yapa öğreniyorum artık demek:)
Salondan balkona geçtiğimizde de Baileys katılmış aromalı kahveler ile muhabbete devam ettik. Hakanla Selim’in ortak noktası-dertleri- askerlik olunca sohbet bu konuda yoğunlaştı.
Muhabbete kısa bir süre tırtıl istilası yüzünden ara verdik o kadar:)
Arayı açmadan en kısa zamanda Gloria Jean’s Coffee’de buluşmak dileğiyle diyoruz.
Ctesi gecesi bizde kalmaya gelecekti gardiş; sürpriz yapıp erken geldi.Heralde 1 hafta birşey yemez çünkü 1 haftada anca yerim ben bunları dediği herşeyi 1 günde zorla yedirdim kendisine. Eve gidince tartılıcam diyordu en son:)
Bize gelen kişilere-zorla- yaptığımız gibi Smallville seyrettirdik gardiş’e de. Ama beğendi galiba,ya da bize öyle söyledi:)

9 buçuk matinesine Arcadium’da Superman Dönüyor’a gittik Eren de sinemada bize katıldı.
Superman hiç dönmeseymiş,hep Kripton’da kalsaymış deyip çıktık filmden. Çok yazık çok..
Filmde tek beğendiğim, Superman’ın düşmanı Lex Luthor’ı filmde canlandıran Kevin Spacey..
Bi de birkez daha anladık ki benim gideceğim en geç matine 7 civarları. Öyle geç matineye gidince resmen uyuklamaya başlıyorum ben...
Pazar sabahı geç bir kahvaltı sonrası piknik için Beynam ormanlarına gidelim ve Antep kebabı yiyelim denince hayır demedik, hazırlıklar,alışverişler vs derken Gölbaşı yolunda Deniz’den gelen telefonla Tuncay’ın ağbisi Olcay’ın trafik kazası geçirdiği haberini alınca önce kaza mahaline sonra da Atatürk Hast aciline gittik. Hurda olmuş arabanın halini görünce bayağı bir telaşlanmıştık ama allahtan Olcay iyiydi. Biz 7’ye kadar hastaneydik,biz çıkarken onlar rapora onay verecek olan Beyin Cerrahının başka bir ameliyattan çıkmasını bekliyorlardı. Olcay’a,Deniz’e,Tuncay’a herkese çok geçmiş olsun diyoruz.
Bugün ne öğrendik:) Artık ne kadar kısa mesafe olursa olsun kemer takacağız.
Piknik yapamadık bari eve gitmeden Çöp Şiş yiyelim dedik ve Eskişehir yolunda Öz Ciğer 52’de yemek molası verdik. Böyle güzel yerleri Hakan nereden buluyor anlamıyorum:)



2 yorum:
1) öncelikle gerçekten yanınızda geçirdiğim 2 gün içinde kilo almışım, alacağınız olsun, ama yine de ikinizin de ellerine sağlık, her şey mükemmeldi.
2) Deniz, Tuncay ve elbette Olcay çok geçmiş olsun. Olcay'ın iyi olmasına tüm piknik ahalisi çok sevindik. Tekrar geçmiş olsun.
gardiş...
öncelikle deniz'e, tuncay'a ve tabi ki olcay'a geçmiş olsun... en kısa zamanda herşey yoluna girer umarım...
gelelim misafirlik/ev sahipliği konusuna...
o gün karnım çok acıkmıştı, bir de üstüne geç kalmıştım, dolayısıyla ne yesem güzel görünecekti... bir de korkudan herşeyin iyi olduğunu söyledim beni aç bırakmasınlar diye... henüz gitmemiş olanlar için söylüyorum, arkadaşlar nasıl bir terör var o evde, o gülümseyen yüzler neler yapıyorlar misafirlere inanamazsınız!!!:)))
şaka bir yana, zeren'le hakan'a bir sitemim var buradan; madem yemek konusunda bu kadar iyiydiniz, birkaç sene önce neden görmedik bu maharetleri sorarım size!:)
gerçekten en ince ayrıntısına kadar zevkle döşenmiş, çok zevkli bir eviniz var, bayıldım... (sanki o lamba tanıdık ama:)) ) ve yemekler de öyleydi kesinlikle...
ayrıca rahat etmemi sağladığınız için de teşekkürler... (Zeren, hakan'ın tırtılları nerede saklandığını öğrendim, yarımcı olacağım sana o konuda)
son bir not;
hani ben bu ilişkinin başlangıç günlerini yakinen biliyorum derim ya... zeren'in zamanında hakan'ın nasıl da peşinde koştuğunu, nasıl da köşeye sıkıştırdığını hatırlarım (hakan, böyle söyleyecektim di mi?);
bu kadar tatlı ve "düzgün" iki insanın bu kadar güzel bir bilikteliği paylaşması, üstüne bu kadar "güzel" bir ev kurmuş olmaları, üstüne bir de bu kadar güzel yemekler... Allah nazardan saklasın demek gerek...
Çok uzattığımın farkındayım, sadece teşekkür etmek istedim...
Maklubede (pilav et patates... hatırlayın) ya da Gloria'da en kısa zamanda görüşmek üzere...
Yorum Gönder