ISSEVENLER

Daisypath Anniversary tickers Lilypie Fourth Birthday tickers

Salı, Ağustos 29, 2006

Babaannem..


24 Ağustos Perş günü babaannemi kaybettik..

Uzun zamandır hastaydı,ama insan herşeye alıştığı gibi, hasta olmasını duymaya da alışıp
bir süre sonra bunu benimsemeye başlıyor çünkü yaş arttıkça hastalıklar da artıyor ve hasta olması doğal karşılanmaya başlanıyor.

Ben de sanki babaannem hep hastaymış gibi; hep de hasta olacak ama yaşayacakmış gibi düşünüyordum..

Artık babaannemle özdeşleşen Mercimekli ve patatesli bükmeler, parmağımdan ince sarılmış dolmalar, annemin artık koyacak yer yok deyip itiraz atmesine rağmen her gelişinde getirdiği pijama ve çoraplar olmayacak.Önemli olanlar bunlar değil tabi de işte... Söylenecek söz bulunamıyor bir türlü....

Afyon’a belli nedenlerle bazen isteyerek bazen de istemeyerek hep uzak olduk..Senede 1 kez tatile giderken evlerine uğradığımız ve en fazla 30 dak gördüğüm öz kuzenlerimle, halalarımla canciğer kuzu sarma olma ihtimalim olmadı zaten hiç;hatta geçmiş senelerde eve uğramayı bırakıp ,yol kenarında mola verdiğimiz bir yere babaannemi-rahmetli evde torun kimi bulsa yanına alırdı- ve amcamı çağırıp en fazla 15 dak görüşüp yolumuza devam eder hale gelmiştik.. Kendi öz akrabalarına bu kadar uzak olmak ne acı değil mi??

Babaannem kendimi bildim bileli Afyon-Ankara hattında bir aracı hatta haberci görevi gördü. Ordakilerin hayatları hakkında tek bilgi kaynağımız kendisiydi. Her geldiğinde kimin evlendiğini,kimin çocuğu olduğunu,kimin ne hastalığı olduğunu,kimin hangi okula yada işe girdiğini anlatırdı bize; biz de sanki anlatılan kimseler, bize çok uzak insanlarmışcasına masal dinler gibi dinlerdik babaannemi..

Aynı şekilde bizim Ankara’da yaşadığımız hayatla ilgilenmediklerini düşündüğüm Afyon’daki akrabalarımızın aslında bir adım atılsa,bir bahane yaratılsa ne kadar yakın,samimi,yardımsever,içten,misafirperver insanlar oldukları gerçeği, Afyon’da geçirdiğim 2 gün sonunda bir tokat gibi yüzüme çarptı..Tabi yakın olacağız ya dedim kendi kendime,sonuçta biz bir aileyiz!!

İnsan evlenip kendi yuvasını,ailesini kurunca bazı şeylerin önemini daha iyi anlıyor.”Aile” kavramı bunların başında geliyor.Ben hiçbir zaman büyüdükçe aileden uzaklaşan gençlerden olmadım; aksine daha bir düştüm aileme:) ama geçtiğimiz 2 gün, ailemin benim düşündüğüm kadar küçük-çekirdek bir aile olmadığını, aslında bayağı kalabalık bir “sülale” olduğumuzu gördüm..

Kimbilir belki de birşeyleri değiştirmek için adım atmak gerekiyordur..

Nur içinde yat babaannecim..

Allah kalanlara uzun ömür versin..

5 yorum:

Selim Karakaya dedi ki...

Zerencim,

tekrar başınız sağolsun...

Bükmeleri ve çoraplarıyla, ama en çok da hafızama tek görüşte kazınan sıcak yüzüyle yer etmişti hayatımda babaanne... Nur içinde yatsın...

Adsız dedi ki...

ne kadar uzak olsam da yanımdaydı, her cuma günü "hayırlı cumalar sarı kuzum" diyen sesi, bana özel hazırladığı patatesli bükmeleri,eskilerden kalma kelimeleri, o ilginç ama benimsediğim afyon şivesi...

seni seviyorum babaannecim.
mekanın cennet olsun, nur içinde yat.

sarı kuzu...

Adsız dedi ki...

keske yaşasaydında bu yazda çöplerini ben atsaydım.. "Büyük adam ol insallah" diyisini hiç unutmayacağım.. nur içinde yat,Allah günahlarını bağıslasın mekanını cennet etsin dilerim.. ellerinden öperim babaannecim..

Bezen Hindistan dedi ki...

Tekrar basiniz sagolsun canimcim. Allah size uzun omur versin.

Zeren İŞSEVENLER dedi ki...

çok teşekkürler sağolun.
allah sevdiklerimize uzun ömür versin..