Tuvaletle ilgili gelişme gösteremedik. Oturağı görünce gidip kapağını açıyor,üstüne oturuyor, "çişşş çişş" diyor ama yanına gidip de pantolonunu çıkarmaya yeltenince kalkıyor oturaktan. Daha çok zamanımız var nasıl olsa deyip hiç üstüne düşmüyorum. Ne zaman isterse kendi bilir:)
Caillou'nun çizgi filmine acayip sarmış durumda. Koştur koştur salona gidip,tv karşısında kendi koltuğuna oturup bir yandan bir eliyle televizyonu gösterip bir yandan da kumandaların durduğu yeri işaret ediyor. Bölümleri kısa kısa zaten. Bir oturuşta 4-5 bölüm seyrediyor. Gün içinde tv seyretmediği için bunu da izlemesini pek kafaya takmıyorum.
Playdoh'un oyun hamurlarını almıştım. bu aralar favori oyunu bu hamurlar. Kutusunu gördü mü deliriyor,hemen alıyor,kapağını açtırıyor. Her renkten bir parça koparıp veriyorum eline. Kendince bişeyler yapıyor, sayı kalıplarını hamurların üzerine bastırıyor.
Öyle güzel "anne" diyor ki:) bir de çok uzun zamandır anne demesini bekliyordum ya çok hoşuma gidiyor. Bazen "annnii" diyor uzatıyor bi de sonunu,benden mutlusu yok tabe:)
Saçlarını kestirmek istiyordum kaç zamandır. Kime söylesem "aman kestirme böyle güzel"dedi. E güzel tamam da saçlarını yıkayan benim,kurutan benim, kuruturken durmayan Kayra, terleyen Kayra, terleyince bir de rüzgarı yiyince hasta olan Kayra ve uğraşan yine ben olduğum için dedim kimseyi dinleme Zeren,kendi bildiğini yap:) Ama gittiğim 2 kuaför de kesmeye yanaşmadı. İlk söyledikleri "keserken duruyorsa keserim" .E dursa ben keserim zaten dedim ve sonunda da kendim kestim zaten. Caillou'yu açtım, yere örtü serdim,Kayrayı da sandalyenin üzerine oturttum. Önlere giremedim tabi,yoksa kahkül istiyordum ama o kadarına ben de cesaret edemedim. Ama gayet başarılı bir çalışma oldu. En azından ensesi açıldı kızımın.
Geçen hafta Ctesi de Pazar günü de sabah kahvaltımızı dışarda bizim sitedeki parkta ve kameliyelerde yaptık. Kayra 6 buçuk gibi kalktığından evde oyalamak da zor oluyor haliyle. Kayra, parkta kaydırak salıncak takılırken,babasıyla dönüşümlü olarak sitenin büfesinden aldığımız labne,simit ve meyve suyu üçlemesiyle kahvaltımızı yapıp gazete okuyabildik,çok da hoşumuza gitti valla. Pazar günü de evde tost hazırlayıp,çayı termosa koyup sitedeki kameliyelerin birine kurulduk. Tabi Kayra beraber birşey yememize izin vermiyor,birimizin devamlı Kayrayla olması lazım ama değişiklik oldu bize de.
Sitenin havuzunu haziran başı itibariyle açtılar ama havalar bu kadar dengesizken bir türlü nasip olmamıştı gitmek. Dün akşam havuz başında oturup birşeyler yedik ama. Havva&Servet bey çifti ve Peri&Bülent çiftiyle beraberdik. Kayra,Dora ve Ela Naz hepsi ayrı ayrı takıldılar. Ela Naz genelde yanımızda oturdu. Dora parkta oynamayı tercih etti. Bizimki de havuzun başından ayrılmadı. Ayırmaya kalktığımızda da kıyametleri kopardı. Eve giderken pantolonu ve dirseklerine kadar 2 kolu da sırılsıklamdı. Sudan korkar falan diye düşünmüştüm ama tutmasak havuza girecekti neredeyse. en son yüzükoyun yerde yatar halde,2 kolu da suyun içinde ve biz başlığından düşmesin diye tutar vaziyetteydik. Yazın işimiz var bu bücürükle.
O kadar oynamaya,enerjisini atamıyor ama nedense. 12'lerde yatıyorartık:( Zaten o saate ya babası yada ben kesin uyumuş oluyoruz. Uyanıp bir bakıyoruz ki halıda yüzükoyun vaziyette sızmış yatıyor. Bu kadar geç saatte yatmaya gece hiç kalkmasa yada sabah biraz geç kalksa tamam diyeceğim. Ama yok.. Hem gece kalkar 2-3 kez hem de sabahın 6-6 buçuğunda açar gözlerini. Yav hiç bana çekmemiş,hiç uyku sevmiyor bu çocuk:(



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder