
Murat ve Esrayla buluşup önce Ankuva'daki Kıyma'da yemek yedik sonra da Roll House'a geçtik. Bowling,langırt,Dart derken geceyarısı çıkmışız ordan.

Valla ileriki günler için havuz-piknik,gençlik parkı gibi planlarımız var ama inşallah sadece plan olarak kalmaz; Esrayla bana kalsa neler neler de Hakanla Muratta pek ışık göremedik:) Hayırlısı tabi:)
Ctesi akşamı Arcadium'da Shrek 3'ü seyrettik. Çocuksuz bir tek biz vardık sinemada:) 1 ve 2.filmine göre biraz kötüydü evet ama gene güzel espriler,güldüren sahneler vardı. Devamı çekilmez artık heralde; çekilmemeli bence..

Pazar günü sabah babamı da alıp Kale'ye kahvaltıya gittik. Hakan, İdol Cafe'yi bulmuş internetten. Tam Çengelhan'ın karşısında;yeri çok kolay. Menemen, kahvaltı tabağı,kızarmış ekmek,taze sıkılmış portakal sularıyla güzel bir kahvaltı yaptık. Babamla hızlısından bir Ankara Evi ve Zenger Paşa konağı gezisi sonrası ayrıldık. Sonrasında saat 4'e kadar gezmediğimiz yer kalmadı zaten..
Hepsinde de sonuncu ben oldum:( ama bowling'de en baştan en sona doğru puanlarım hep yükselişteydi; yani bir oyun daha oynasak belki "strike" falan yapabilirdim neden olmasın:)

Valla ileriki günler için havuz-piknik,gençlik parkı gibi planlarımız var ama inşallah sadece plan olarak kalmaz; Esrayla bana kalsa neler neler de Hakanla Muratta pek ışık göremedik:) Hayırlısı tabi:)
Ctesi akşamı Arcadium'da Shrek 3'ü seyrettik. Çocuksuz bir tek biz vardık sinemada:) 1 ve 2.filmine göre biraz kötüydü evet ama gene güzel espriler,güldüren sahneler vardı. Devamı çekilmez artık heralde; çekilmemeli bence..
Pazar günü sabah babamı da alıp Kale'ye kahvaltıya gittik. Hakan, İdol Cafe'yi bulmuş internetten. Tam Çengelhan'ın karşısında;yeri çok kolay. Menemen, kahvaltı tabağı,kızarmış ekmek,taze sıkılmış portakal sularıyla güzel bir kahvaltı yaptık. Babamla hızlısından bir Ankara Evi ve Zenger Paşa konağı gezisi sonrası ayrıldık. Sonrasında saat 4'e kadar gezmediğimiz yer kalmadı zaten..
Rahmi Koç'un restorasyonunu yapıp müze haline getirdiği Çengelhan'ı gezdik. Restoran kısmında yemek yiyecekseniz direk geçiyorsunuz kapıdan; müzeyi gezecekseniz giriş kişi başı 4 ytl. İletişim,havacılık,Atatürk,Oyuncaklar,bisiklet ve arabalar,commodore bilgisayarlar, siyah beyaz televizyonlar vs her konuda çeşit çeşit ürün gördük. İlginçti gerçekten..
Ankara Medeniyetleri Müzesi bayağı vaktimizi aldı. Giriş kişi başı 10 ytl. 2 katlı bir yer. Bahçesinde falan da eserler var. Bronz Çağ,Hititler,bir sürü buluntu vs gezdik de gezdik:)
Taa oralara gitmişken kalenin tepesine de çıktık tabi. Tüm Ankara ayaklar altında;manzara müthiş..
En son olarak da Pirinçhan'ı gezdik. En çok burayı beğendim. Antika dükkanları dolu. Küçük küçük bir sürü dükkan.. Yine dolu sabun aldım:) Hakan da Gramofon dükkanlarına bayıldı:) Bilerek beni buraya sürüklendiğini bile düşündüm bir ara; bu kadar mı gramofon dükkanı bir araya gelir,ne tesadüf dedim:) Tam ortayı da kafe gibi yapmışlar. Çeşit çeşit gözleme,ev baklavaları; ortam çok güzel.. Gitmeyene tavsiye edilir; biz bundan sonra sık gideceğe benzeriz..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder