Pazar günü geç bir kahvaltı sonrası kendimizi sokaklara attık:) O kadar da sıcacık evde oturalım,film seyredelim dedim ama Hakan dinlemedi tabi:) sonra da donduk dışarda.. Gürkanla ben Hakan fotomuzu çekse diye hareketsiz beklerken nerdeyse donuyorduk olduğumuz yerde. Ama inatla Arcadium'a kadar yürüdük karda kışta; ne o hava alacakmışsız:)
Arcadium'da klasik gezi yerlerimiz var. Teknosa ve Ada Müzik bunlardan ikisi.Hızlı bir turdan sonra Tansaş'ta ve Migros'ta da alışverişlerimizi tamamlayıp kendimizi Otantik Kumpir'e zor attık. Karnımız doyunca dönüş yolu pek bir soğuk gelmedi bize:)
Internette bloglar arası gezinmelerimin birinde fındıklı kurabiye tarifi bulmuştum. Kurabiye için
kalıbı da bulunca eve girer girmez hayatımda ilk defa kurabiye yapmaya giriştim.
kalıbı da bulunca eve girer girmez hayatımda ilk defa kurabiye yapmaya giriştim.Fena da olmadı aslında ama şekeri biraz fazla olmuştu heralde..Hakan da Gürkan da birer tane yiyip bıraktılar zaten:( tokuz mokuz dediler ama anladım ben..
Neyse bir dahakine şekeri biraz daha az koymayı deneyeyim ben:)



2 yorum:
hani benim fındıklı kurabiyem gardiş ???
senden rica etsem de bana patatesli börek yapsan, ne mutlu edersin beni.
öptüm seni...
gardiş,
sen de yapsan çok mutlu olurdum ama dünyadaki hiç bir patatesli börek annemin yaptığı kadar lezzetli olmayacak. sayende dün bir kez daha anladım. teşekkür ederim.
annecim ellerine sağlık.
Yorum Gönder