
Annemlerin yaz sezonunu açtık sonunda:) Annemin uzun yol tecrübesi olmadığından, yaklaşık 9 senedir annemleri yazlığa ben götürüyorum ve haliyle tatil bitiminde de Ank'ya getiriyorum.
Çamur'la yolculuk,oğlumun sıcaktan rahatsız olmasından dolayı pek kolay olmuyor, arkada oturanların üzerine basa basa haşat ediyor ama ne olursa olsun tatile gidiyorsun değil mi, herşeye değer:)
Bir de son 2 senedir Hakan'la beraber kullandığımız için,yani 2 şoförle gidip geldiğimiz için gayet rahat yolculuk yapıyoruz. Bu sene 1.5 gün izin alınca iyi oldu, gelir gelmez hemen yattık,uykumuzu aldık ve 3 günlük bodrum tatilimiz böylece başlamış oldu:)
Kahvaltı sonrası ilk işimiz eşimle bahçemizi sulamak oldu. Eski hallerini bilince şimdiki hali gayet güzel ve dolu geliyor bana:) eskiden komşular görüntüden rahatsız olup hayrına yeşillik,çiçek miçek dikerlerdi bahçemize gözlerine güzel gözüksün diye:)

Tabi bizim ailede öyle çiçekle böcekle ilgilenecek biri olmadığından,kimsenin özel bir ilgisi olmadığından bahçeyle ilgilenmemiz, ne olduğunu bilmeden gidip yeşil meşil bitkiler alıp bahçeye ekmemiz,yazlıkta kaldığımız süresince de rica minnet sulamaktan ibaret:) Ama gelişmeler var bahçemizde. Kışın bahçenin bakımını,temizliğini yapan Halil amca biber ekmiş. Bir de Erik ağacımız bayağı bir eriklenmiş. sularken bolca yedik. Ezilmeyeceğini bilsem gelirken Ank'ya da getirirdim.
Sahilde denize karşı oturduk eşimle. Site de boştu allahtan. Öyle kalabalığı sevmiyorum artık. Kendi başımıza oturmak,sessiz sakin olmak daha hoşuma gidiyor. Huzur arıyoruz tatilde, demek ki yaşlanıyoruz artık:) Eski halimizi hatırlıyorum da Clup flipper o kadar yakın geliyordu ki demek bize gün içinde 2 kez oraya kadar yüzüp,otelin havuzuna girip yüzerek geri geliyorduk. Şimdi dubalar bile gözüme çok uzak görünüyor. Zaten 3 gün içerisinde sadece 1 kez denize girdim,onda da dondum ve girip çıktım gibi oldu. Zamanında çok denize girmişiz ya yetiyor demek ki:)
İlk günümüzde öğlen yemeği için ailemizin klasiği haline gelen Çin yemeği yemek için Oasis'de bulunan Chinese Inn Restorant'a gittik. Öğlen 2'ye kadar olan standart menüleri hem çok çeşitli hem de fiyatı daha uygun. Servis yapan çocuklar zaten tanıdık. Fazladan pilav bile verdi çocuk babamlar isteyince:) Yemek sonrası Çin çaylarımızı da içtikten sonra Bodrum'a indik.

Bodrum'da dönüş bileti işimizi hallettik. Barlar sokağını gezdik.Adım başı dondurma yedik:) Heralde bu kadar dondurma seven başka bir aile daha yok:) Halikarnas'ın yakınındaki cafe'lerden birinde oturup Kale manzarası seyrettik. Kitap fuarından yeni kitaplar aldık. Maeve Binchy'nin kitabını yeni bitirmiştim Bodrum'a gelmeden. "Aşkı Yarın Yaşayacaksın". Kitaplarını çok severek okuduğum bir yazar.Bu kitabını da çok keyifle okudum. Tam da kitap fuarına gitmişken Glenn Meade'in "Sakkara'nın Kumları" denen yeni kitabını aldım. Bodrum'da başladık okumaya,bakalım..Ctesi gününe erken başladık. Yalıkavak'a yaptığımız yürüyüşten elimizde sıcak poğaça ve simitlerle döndük. Denize karşı kahvaltının tadı bir başka gerçekten:) İnsan yazlıkta çayını içerken gazetesini de okurken aman ne keyif alıyor yav:)
Öğlen yemeği için Gümüşlük'e indik. Valla Bodrum'da gittiğimiz
yerler de gayet boştu. Genelde dolu turist olur restoranlarda,tek tük vardı insan vardı valla. Direk Kardeşler Köftecisine gittik. Acı biberli köfteleri ve taze çilekleri yerken okey oynayalım dedik dondurmasına. İşsevenler'e karşı Sarıtoprak:) tabi sessiz olandan korkacaksın derler,annem elleri açtıkça açtı valla ve de biz yenildik. Yemek sonrası Gümüşlük'ü gezdik baştan sona. Myndos,Tavşan adası vs.Tatilimizin en kötü yanı Hakan'ın kolunda başlayan bir kaşıntı ve kaşıntı sonrası sol kolunun kabarması,ama harita gibi oldu valla. Ne ısırdı,ne dokundu,yediği bişey mi,deniz mi anlayamadık. ama kaşıntı devam edip de kabarmalar tüm kolunu sarınca,yalıkavak eczanesine gittik. Eczacı kadın da alerjik durum bu deyip acil polikliniğe gösterin deyince Özel Yalı Polikliniği'ne gittik. Doktor hemen odaya aldı,sonradan kabarmanın yüzüne de geçtiğini söyledi bize. Serum takıp 2 saat yatırdılar biricik eşimi. Isırık izi de bulamadılar ilginçtir. Gardiş de taa Ank'dan arayıp "kene" düşüncesini kafamıza sokunca hayli korktum; ama allahtan birşey çıkmadı; sağsalim atlattık.

Son günümüzde de öğlene kadar sitede kaldık. Öğlen Turgutreis'e gittik. Zaten ordan binecektik otobüse. Mantı ve Çiğ börek yedik öğlenin sıcağında sonra da herkes yürüyelim de eritelim bari deyip Turgutreis'in çarşılarını gezdik. 6 buçukta bindik otobüse.İnşallah 1 ay sonra bu sefer 1 haftalık bir tatil için gideceğiz Bodrum'a.



1 yorum:
kız körolmayasıca yeni yeni ciciler almışsın kendine de haberimiz yok, sen anca gel bendekileri yürüt :)
Yorum Gönder